TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASALARI (1921 –1924 -1961)Ve İnsan Hakları Temel Belgeleri
Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran anayasal süreç, henüz yeni devlet resmen kurulmadan önce başlamıştır. Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’ndan yenik ayrılmasının ardından, galip devletler Mondros Ateşkes Antlaşması ve Sevr Antlaşması doğrultusunda Anadolu üzerindeki tasarruflarını hayata geçirirken, yurdun çeşitli bölgeleri işgale uğramıştır. Bu süreçte Mustafa Kemal Paşa, millet egemenliğine dayanan yeni bir yönetim anlayışının temellerini atarak Millî Mücadele’yi örgütlemiştir.
Bu kitapta, Mustafa Kemal Paşa’nın Millî Mücadele’ye hangi hukuki ve siyasi dayanaklarla hazırlandığı; millet iradesini esas alan yönetim anlayışını nasıl şekillendirdiği ve halkıyla birlikte vatan savunmasını hangi hukuki düzenlemeler çerçevesinde başlattığı incelenmektedir. Süreç, Havza ve Amasya Genelgeleri ile başlamış; Erzurum ve Sivas Kongreleri ile kurumsal bir nitelik kazanmış; nihayet 20 Ocak 1921 tarihinde kabul edilen Teşkilât-ı Esasiye Kanunu ile anayasal bir zemine kavuşmuştur.
Cumhuriyet’in kuruluşundan günümüze kadar Türkiye’de dört anayasa yürürlüğe girmiştir. Bunlardan ilki, Millî Mücadele döneminde kabul edilen 1921 Anayasası’dır. İkincisi, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanından sonra hazırlanan ve Cumhuriyet’in ilk kapsamlı anayasası olan 1924 Anayasası’dır. Üçüncüsü ise 27 Mayıs 1960 askerî müdahalesinin ardından hazırlanan ve 1961 yılında yürürlüğe giren 1961 Anayasası’dır.
Dördüncü anayasa, 12 Eylül 1980 askerî müdahalesi sonrasında hazırlanarak 1982 yılında yürürlüğe giren 1982 Anayasası’dır.
Bu eserde, Türkiye’nin anayasal gelişim sürecinde önemli dönüm noktaları olan 1921, 1924 ve 1961 Anayasaları bir araya getirilerek okuyucuya sunulmuştur.
1982 Anayasası ise yürürlüğe girdiği tarihten itibaren çok sayıda değişikliğe uğramıştır. Bu nedenle anayasanın özgün metni ile sonradan değiştirilen hükümler karşılaştırmalı olarak hazırlanmış; özgün hükümler siyah renkte, değişiklikler ise ilgili maddelerin hemen altında mavi renkte gösterilerek ayrı bir eser hâlinde yayımlanmıştır.